Sığırlarda Respiratorik Sinsityal Virus İnfeksiyonları

Ülkemizde ve Dünyanın her yerinde yaygın olarak görülen ateş, nasal akıntı, öksürük, salivasyon ve pneumoni ile karakterize akut veya asemptomatik karakterli solunum sistemi infeksiyonudur.

Etiyoloji : Etken Paramyxoviridae familyasının Pneumovirus genusunda yer alan Respiratorik Sinsityal Virus’dur. Virus duyarlı hücre kültürlerinde ve infekte dokularda “syncitia” ( multinükleer protoplazmik cisimcik ) oluşturmaktadır. Virus pleomorfik RNA’lı virustur ve 80-200 nm büyüklüktedir.

Epizootioloji : En çok etkilenen sığırlardır. Koyun ve keçilerde infeksiyona duyarlıdır. Ancak hastalığın epidemiyolojisindeki rolleri belirsizdir. Virus nasal sekresyonlarla saçılır, aerosol olarak ve solunum yolu ile organizmaya girer. Duyarlı sürülerde yayılma çok hızlıdır ve çok sayıda klinik vaka ortaya çıkar. BVD, PI-3, Pasteurella ve Adenoviruslar ile miks enfeksiyonlara sıklıkla rastlanır. Bir yerden bir yere taşıma kötü etkiler.

Klinik bulgular: İnkübasyon periyodu kısadır ve saha infeksiyonları aniden ortaya çıkabilir. Deneysel infeksiyonlarda ise 2-4 gündür. Solunum artışı, oküler ve sulu nazal akıntı, öksürük, depresyon ve süt veriminde azalma görülür. Bu bulgular 3-10 gün sürer. Bazı olgularda salivasyon artışı görülür ve salya köpüklü veya hafif kanlı olabilir. Pneumoni bu bulgulara eşlik eder. Sekonder infeksiyonlar oluşabilir. Patoloji : Akciğerlerde kardiak lopta ve lopların ventral kısımlarında hepatizasyon ve bazen pulmoner amfizem görülür. İnfekte hücrelerde sinsitya oluşumu ve intrasitoplazmik inklüzyon cisimcikleri bu hastalık açısından tipiktir.

Tanı : Klinik bulgular fikir verir fakat etkenin diğer viral (IBR, BVDV, PI-3) ve bakteriyel (Manheimia spp) etkenlerden ayırt edilmesi gerekir. Tanı ancak laboratuvar teşhisi ile konulur. Akut infekte hayvanlardan alınan nasal swab örnekleri virus izolasyonu ve RT-PCR için uygundur. Ancak hastalığın çok erken dönemlerinde virus izole edilemeyebilir. 3 hafta aralıklarla alınan çift serum örneğinde serolojik tarama önerilen diğer tanı yöntemlerindendir.

Kontrol : Tedavisi yoktur. Sekonder bakteriyel infeksiyonlara karşı antibiyotik uygulaması önerilir. Hızlı yayıldığı için infekte sürülerin ve bu sürüler ile temas eden insanların duyarlı sürüler ile temas etmemesi gerekir. Profilaktik olarak aşılama önerilir. Aşılar 3 haftalıktan itibaren yapılabilmektedir.


Kaynak:

  • İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi Ders Notları
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on email